22 Haziran 2009 Pazartesi

Tiskinen İnsan VolumeXXL

Çantamda 9.Mart.2005’ten beri taşıdığım küçük bir moleskine var. İçinde genelde sık gittiğim ülkelerde / şehirlerde nerde en iyi cinnamon roll’u yemişim, o vintage butiğin adı / adresi neymiş, kaldığım otellerin / gittiğim restoranların telefonları nelermiş gibi gereksiz sayılabilecek notlar var, bir de tatillerde pool olarak harcama yapıldığında nerde, kim ödedi, kimin kime ne kadar borcu var hesapları...
Geçen akşam, bu defterin içinden bir not aramam gerekti ve 3 sayfa kadar “sevdiğim şeyler” listesi ile karşılaştım. Şaşırmadım çünkü arada hayattan çok bezdiğim zamanlarda (yani sık sık) “ama bak sevdiğin bunlar var” diye kendikendime hatırlatmak için (psikolojik bir soruna işaret etse de) yapıyorum bu listeleri (çocukluğumdan beri)...
Liste son derece saçma: yeşil elma, arabam, uyumak, o ayakkabım, şu yüzüğüm, custo barcelona, bergamotlu şeker gibi bir bazı maddelerden oluşuyor... 3 sayfayı da aralıklarla yazmışım (hergün bir tane yaziyim istemişim ama sonra her allahın günü sevdiğim birşey bulamayınca ve de mesela ayın 19’unda elma, 20’sinde badem, 21’inde incir yazdıktan sonra, bunun böyle manav listesine dönüşmesinden fena halde üzüntüler duyarak, ara vermişim).
O listeye bakıp, “artık chardonnay ve shiraz da sevmiyorum” dedim. Chardonnay çok meyvalı, shiraz çok aromalı geliyor.
Neyse bu uzun girizgahın sebebi şuydu: sevdiğim ne kadar az şey var yarabbi....
Oysa sevmediğim şeylerden bahsetmem sözkonusu olursa, sayfalarca liste yapabilirim. Tiskinen insan volumeX yazarken AslıHayvanı için, 1 saatte falan tiksindiğim yüzlerce şey bulup, kendimden de tiksinir gibi olmuştum...

Bugün itibari ile en nefret ettiğim şeyi açıklıyorum: 2.köprüdeki KGS-Dolum gişeleri.
Köprünün kendisi değil... Köprüye karşı nedenini tam çözemediğim bir hoşgörü besliyorum. Köprünün kendisini affedebiliyorum.
Gişelerden ölesiye tiksiniyorum.
Gişelerin KGS ve OGS olarak sadece ve basitçe 2’ye ayrılmamasından, en sağda misal 2 tane KGS-Dolum gişesinden sonra (sola doğru saydığımızda) 2 tane OGS, sonra 2 tane KGS, sonra tekrar 1 adet KGS-Dolum, sonra 7 tane KGS, 5 tane OGS gibi bence tamamen saçma diziliminden nefret ediyorum.
Muhtemelen yıllarca şişe dibi gözlük takmak ve sivilce patlatmak, dolayısı ile hiç sevgilisi olamamak, bu nedenle tüm insanlara işkence etmek gayretinde olan bir nevi unibomber idi bu gişeleri düzenleyen diye düşünüyorum.
Yoksa normal insanlar diyorlar ki: KGS-Dolum gişesi diye birşey yapılmaz (ayıptır bi kere), yapılacaksa, KGS ve OGS’ler arasına konmaz. Neden? Çünkü bizim sıra denince bozmaktan, kuyruk denince basmaktan başka bi bok anlamayan halkımızın zaten gelirken “ben OGS’li bir insanım, o taktirde OGS çizgileri arasından gitmeliyim, ki işte benim ne kadar da salak olabileceğimi düşünüp, yerleri sarı sarı çizmişler” demesi, keza KGS kullanan bir insanın “ben beyazlardan gitmeliyim, çünkü beyazlar KGS” demesi, bu şekilde koşullanarak sıraya girmesi, asla şeritler arasında anlamsız gezintilerde bulunmaması, KGS’nin gişesinde elinde 5 TL kağıt para ile arkasındaki araçlara gülümsememesi falan beklenemez.
O zaman sen neden düz yolda yürümesini bilmeyen adama çetrefilli alengirli gişe dizilimi yapıyorsun?
“Sağ 5 tane KGS, sol 8 tane OGS kardeşim” diyeceksin, arasına da bayağı demirlerden falan set çekeceksin. Budur.
KGS-Dolum gişesinden nefret ediyorum. Yerinden, kendisinden, mevcudiyetinden.
...

6 yorum:

aslı hayvanı (a.k.a. domuz) dedi ki...

bi de şimdi gişelerin başında kabzımal tipli adamlar türedi di mi? kart satıyorlar sanırım, kartı olmayıp da köprüden geçmeye çalışanlara. gişeye girip kartımızı haneye basmak isteyen biz, bir anda bu adamlarla samimi olmak durumunda kalıyoruz. korkunç yani ve inanılmaz. bırak çantamızı, bizi bile kapabilirler. ööle bi yakınlık yani.

PaigeMarshall dedi ki...

köprüden hiç geçmediğin, geçsen de kgs'den hiç geçmediğin nası da belli oluyor sevgili hayvancığım. sanki sapanca istikametinde paralı bir yoldan geçiyormuşuz tadında anlatmışsın :) kartı haneye basmak falan :)))
senin bu korkularının hastasıyım. kapıya gelip sana dua satamadan kapıyı suratına kapanmış bulan adamı düşünüp ara ara gülüyorum...

nazif dedi ki...

aslında galiba ogs ve kgs gişelerinin karma yapılması uygulaması, eskiden bunlar sizin de arzu ettiğiniz gibi ogs sola / kgs ve paralılar sağa şeklindeyken, sürekli yanlış tarafa girip sonra otoyola doksan derece seyahat ederek doğru şeride geçmeye yeltenen ve sağında oturan yedi yaşındaki evladını kendisine doğru yüz elli km/s hızla gelen tır manzarasıyla imtihan eden hırtlara bir kolaylık, çocuklara da bir 23 nisan armağanı olarak düşünülmüştü. velakin güzel klavyenizle yine en güzel bir biçimde ifade ettiğiniz gibi, kaptan kusto müzesindeki hatıra parası otomatından 2 avroluk hatıra paralarını 1 ytl atarak almayı seven milletimizin doğru şeritte gitmek, yanında dolu kgs kartı taşımak gibi bir ihtiyaç duyması mümkün olmadığından o arada kalan ogs gişeleri kadük olmuştur. bugün kısa cümle kuramıyorum, o yüzden daha sonra tekrar anlatmayı deneyeceğim derdimi. saygılarımla.

aslı hayvanı (a.k.a. domuz) dedi ki...

nedir abicim o hanenin adı? :D

aslı hayvanı (a.k.a. domuz) dedi ki...

dua satamadığı gibi bi de bedavadan duasını elinden almıştım hatırlarsanız. sona para vermek için kapıyı açmaya korktuğumdan adamın malını çalmış gibi olmuştum.

bi de nazif, kadük ne beeee? :D

methadras dedi ki...

yazın almanya, belçika, fransa, hollanda ve hatta birleşik krallık plakalı gurbetçilerimiz bu gişelerde gerçekten kaos yaratırlar mesela... biraz da haklı olarak gişenin içinden bi öndeki iner-kalkar bara, bi yanlarından geçen arabalara bi de gişenin içindeki kart okutma aparatına bakıp bakıp dururlar. Haklı olmalarına rağmen nefret ederim kendilerinden...

Yerli vatandaşlarımızda daha da nefret ederim... 2 defa benden geçmek için kartımı isteyen (ewet elde burusmus 5 tl ile) vatandaşa orada daha fazla bekleyeceğimi bildiğim halde kartımı vermedim...çok aptalca ama kinciyim...bu ne rahatlık, bu ne aymazlık.

Ha bu arada benim kartım hep minimum 60-70 TL dolu olur. Ya bunlara kartımı ödünç versem onlar da içindeki miktarın cazibesine kapılıp basıp kaçsalar?

A)Gişeden kaçak geçip 40-50 tl ceza yiyip bu arabayı takip etmem gerekir (yakalasam ne olacak ki? önüne direksiyon kırıp durdurup "ver ulan KGSmi" mi diyecem?

B)Puhhh boyun devrilsin şerefsiz! Senin !'^+%%&%+ diyip cepten çıkardığım bir buruşuk 5 TL ile arkadaki arabalara salça olacağım.

Böyle bir ikileme düşmemek için KGS mi kimseye vermiyorum.

Vermem!