3 Mayıs 2009 Pazar

There is no hell as far as we know, apart from the one on Earth



Bu aralar bir sürü kitap okudum (ve 20 tane falan da kitap aldım) ama şimdi / biraz önce bitirdiğim kitap, uzun zamandır okuduğum en farklı kitap denebilir.
Documents Concerning Rubashov – The Gambler.
Kitap 1899’un son gecesinde, borç harç içinde ve kumar batağındaki iyi aile çocuğu Josef Rubashov’un sadece heyecan için şeytanla kumar oynaması ile başlıyor. Kumarda kaybederse ruhu şeytanın olacak ve de sonsuza dek yaşayacak. Kumarda kaybediyor tabii. Bu başlangıç birçok hikayenin başlangıcı olmuştur eminim ama bu noktadan sonra Rubashov 1900’lü yılların içindeki tüm vahşetlerde ve olası tüm kötülüklerde yer alıyor – bir çoğunda ölebilmek için gidiyor, bazılarında orada yaşarken mecburen durumun bir parçası oluyor. Kendisi gibi şeytana ruhunu satmış birkaç isim de etrafında oluyor uzun yıllar boyunca, bazen şeytan da yakınlarında oluyor – farklı karakterlere bürünerek… Çocuğunun yüksek ateşten hastayken, durumun menenjite dönmesi ve çocuğun özürlü olması ile başlayan kişisel felaketleri ailesinin yangında tamamen yok olması ile bitiyor. İçinde bulunduğu toplumsal felaketlerden en kötüsü ise bence (ki aslında hepsi çok kötü ama) Hessen’de bir bakım ünitesinin içindeki “washroom”un inşaatına yardım ediyor – fayansları döşemek üzere gelmesi gereken ekip, bir sebeple gelmeyince, Rubashov ve diğer birkaç kişi girişip washroom’u tamamlıyorlar – sonra burada insanlar yakıldığı zaman ancak, anlıyor neyin inşaatına yardım ettiğini. Bu dönemler hani 1940lar diye, biz şimdi yaşayanlara pek eski / şimdi olsa hayatta izin verilmezdi gibi geliyor ya; yıllar sonra Sırpların yaptıkları da Rubashov’un yaşadıkları arasında…
Kitap bütün bir yüzyılı yaşatırken, şu kıyamet günü ne zaman gelecek, bu insan denen iğrenç canlı ne zaman toptan yok olacak diye söylendim defalarca.
The imagination of human being knows no bounds when it comes to catching and killing, nor when it comes to escaping and getting away; for those are the conditions governing human life, those are the rules by which people have been playing the game for hundreds of thousands of years, and so they went on, never stopping.

Kitap böyle arada gülümseten, genelde “off be abicim” tatta okuturken kendisini ve “ölsün bu insanlık” dedirtirken, yazarını google görsellerde arıyoruz ve “herkes ölsün ama carl-johan yaşasın, artizim benim” demekten de kendimizi alıkoyamıyoruz… ’64 doğumlu olan ve de programımıza İsveçten katılan C-J, öl desin ölelim kategorimiz için adeta biçilmiş kaftan.
Carl-Johan Vallgren (born 1964) lives in Stockholm. His first book, a novel, was published in 1987. The novel Documents concerning the Gambler Rubashov, 1996, (Dokument rörande spelaren Rubashov) became something of a breakthrough with a larger audience. In 2002 The Horrific Sufferings of the Mind-Reading Monster Hercules Barefoot (Den vidunderliga kärlekens historia) received the August Prize for fiction (Best-novel-of-the-year-prize). This novel has sold over 300 000 copies in Sweden and rights have been sold to 20 countries. Carl-Johan Vallgren is also a successful musician and song-writer in a satirical chanson-tradition;he has recorded several cd:s. (http://www.bonniergroupagency.se/200/201.asp?id=704)

bi tom waits tadı?!?!

ve hatta bukowski?!?!?

.
.

1 yorum:

aslı hayvanı (a.k.a. domuz) dedi ki...

yakınen takip ediyorum sizi malumunuz syn gülben. sizden feyz alıp ben de Horrific Sufferings Of The Mind-Reading : Monster Hercules Barefoot, His Wonderful Love and Terrible ısmarladım kendime aynı abinin.