31 Mart 2009 Salı

Long Awaited!

Ve sonraaa kızımız evine gelmiş. Bir şişe sparkling patlatmış, sevgilisi artık onu sevmediği için ya da kendisinin yeterince sevilmediğini düşündüğü için bir süre önce ondan ayrılmış olduğundan bu haberi onunla paylaşamamış. Sparkling’i de haliyle.. Sparkling yanına biberli İtalyan salamını, rokfor peynirini ve de biberli gouda’yı güzelce yerleştirmiş tabağa, kızarmış bir dilim kepek ekmeği ile. Sonra biraz da üzüm. Cigar da varmış …
Bi yudum sparkling almış, bir dilim salam. Bir yudum sparkling, bir lokma rokfor… Bu arada bir sürü insan geçmiş aklından, kalbinden, burnunun kemiğinin sızladığı yerden.. Bazıları aramışlar, bazıları uzakta ama yakındaymışlar, bazıları uzaklarda ve artık sadece kalplerde imişler ama belki de (aslında) en yakında… üzüm çekirdeksiz çıkmış, sparkling sarhoş edecek kadar köpüklü ve de müzik şahane – hayat bazen sürprizler de yapıyormuş demek ki. Olmaz denenler oluyormuş. İyi niyetle istenenler ve de peşinden çok koşulanlar, uğruna çok çalışılanlar oluyormuş demek, bazen… Ve de hayat her şeye rağmen iyi olabiliyormuş demek.
Şükretmek iyi bir şeymiş demek.

2 yorum:

ece arar dedi ki...

iyi bişeymiş şükretmek de noolmuş. onunla paylaşılmasa da bizimle paylaşılması gerekmez miymiş bu haberin, haber neymişşşş, ece çatlamak üzereymiş....

bartonfink dedi ki...

bazıları her zamanki gibi cümlelerle var olmuşlar...her zamanki gib, küçücük fıçıcık içi dolu duygucuk mailler yazılmış.sparklinge karşılık fındıklı votka varmış, morrisey yerine vengo soundtracki...bazılarının karviziti kalplerdeki matbaalarda basılırmış...
yine de burunlar pek bir sızlamış, şükredilmiş, ruhu tercüme edecek mütercimler olduğu için...
burunlar pek bir sızlamış canım...