london etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
london etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2008 Pazartesi

Çok üşüdüm, iyi ki döndüm.

Pazartesi sabahı gittim. Çok soğuktu. İnerinmez üşüdüm.

Her seferinde yaptığım gibi, asıl gitmem gereken yere önce “dur ben ordan diil de, burdan gidiyim” dedim. Chizwick park’ta indim. Sonra “abicim, niye kasıyorsun?” dedim. Bekledim ki, gelsin Richmond. Döndüm Turnham Green’e. Bir durak sonra Gunnersbury’de indim.




Azcık yürüdüm, yüzüm gözüm soğuk. Chizwick Mayor pek çok retro...



Akşam Chutney Mary’de bol alkol ve indian food.










Sonra; hep mi soğuk olur Londra? Ve de metro’da çalışma var, yandan geç...

Akşamlar hep alkollü. Bischop’s Gate’de champagne ve smoked & cured plate ve arjantinlerden gelme bir pinot....


Hiç alışverişsiz –bi kedim bile yok- ne kitap, ne cd, ne granola; sadece bir gömlek, bir babet alarak döndüm.









Gelirgelmez A.R.O.G. :-( Çok mu yüksekti beklentim? Çok mu fazla bu hayalkırıklığı? :-(

Bu gece acaip içesim var – ki içiyim o zaman diyerek, yurdumun en güzel şarabı kavaklıdere boğazkereyi açtım, bir meharis yaktım. Kafam dumanlı...

30 Kasım 2008 Pazar

Seatbelts securely fastened, seat backs and table trays in their upright positions, and carry-on luggage securely stowed underneath the seat in front.
TK 1979 ile sabah 08:15’de bu manzara olacak gözlerimin önünde.

Çantada en az 3 kitap, sabah alınmış bilumum dergi, şeker, çikolata; kulakta artık gına gelinmiş / getirmiş içeriğinden dolayı sadece uzun seyahatlerde kullanılan i-pod ile 3saatküsurdakika...


Akşamları bol alkollü, gündüzleri gri ve ıslak ama güzel şehirden; biraz kitap almalı, bikaç cd, bi de bol bol granola. Uzun uzun yürümeli sonra, bir şapka - bir atkı ile rüzgarı da ardıma alınca...